bilgi@hayatpenceresi.com

03 Mayıs 2026
Kontrolden Kabullenişe Teslimiyet Ve Tevekkül
/ Yazılar/İnanç & Maneviyat/Kontrolden Kabullenişe Teslimiyet Ve Tevekkül

Kontrolden Kabullenişe Teslimiyet Ve Tevekkül

İnanç & Maneviyat Nurdan Çavgalar Nurdan Çavgalar
03 Mayıs 2026
70
Yorum Yap
3 Dakika
Kontrolden Kabullenişe Teslimiyet Ve Tevekkül
Paylaş
Aa

İnsanlar hayatın yükü altında ezilirken, teslim olmayı bir çaresizlik gibi hissedebilir. Fakat zamanla bunun bir vazgeçiş değil, içsel bir dönüşüm olduğunu fark eder. Tam bu noktada tevekkül, teslimiyet ile anlam kazanır. Çünkü gerçek teslimiyet sadece bırakmak değil, güvenerek bırakmaktır.

Teslimiyet, insanın kalbinde başlayan ve en derinde yer edinen bir yöneliştir. Tevekkül ise bu yönelişin huzura dönüşmüş hâlidir. Yani kulun elinden geleni yaptıktan sonra sonucu gönül rahatlığıyla, teslimiyetle ve güvenerek Allah’a bırakmasıdır.

Misal vermek isterim:

Bir gün bir kul, kendi hayatının akışında ilerlerken yolunun ortasında durdu. Ne geri dönebiliyordu ne de ilerleyecek gücü kendinde bulabiliyordu. Yolunu şaşırmış ve çok çaresiz hissediyordu. Uzunca bir süre endişe içinde direndi, her şeyi kontrol etmeye çalıştı; ama hayat onu yavaşça durdurdu. O an anladı ki olması gereken şey, artık savaşmayı bırakıp olanı teslimiyetle, “vardır bunda da bir hayır” diyerek kabul etmekti.

Zâhirî (açık, görünen, belli olan) ve bâtınî (gizli, içte olan, görünmeyen) olarak içindeki direnç teslim olup çözülünce, kalbi ve ruhu hafifledi. Tam o sırada gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı ve sakince yürümeye devam etti. İşte o adımda tevekkül doğdu. Çünkü tevekkül; teslim olduktan sonra yeniden yola çıkabilmek, elinden geleni yapıp yapamadığını güvenle Allah’a bırakabilmekti.

İnsan her hâlde Allah’a güvenmeli, tam bir teslimiyetle tevekkül etmelidir.

Özetle:

  • Kul elinden geleni açıkça yapar. (Zâhirî amel)
  • Kalple yapılan ve Allah ile kul arasında gizli kalan ameller vardır. (Bâtınî amel)
  • Sonucu Allah’a bırakır ve O’na güvenir. (Tevekkül ve teslimiyet)
  • Sonuç istediği gibi olursa şükreder, beklediğinden farklı olursa bunun bir imtihan olduğunu bilip sabreder. (Kader, sabır ve şükür)

İnsan bu dengeyi kurabildiğinde, çağın en büyük sorunlarından biri olan “gelecek kaygısı” ve “stres”ten biiznillah arınmış olur.

Son olarak şunu belirtmek isterim ki teslimiyet, sadece insanın kontrol edemediği durumlar karşısında direnmeyi bırakıp olanı kabullenmesi değildir; yaratıcısı olan Allah’ın rehberliğine samimiyetle güvenip her hâlini (benliğini ve yönünü) O’na çevirerek emanet etmesidir.

Tevekkül ise elinden geleni zâhirî ve bâtınî olarak yaptıktan sonra sonucu güvenle Allah’a bırakabilme hâlidir.

Kur’an-ı Kerim’de tevekkül etmek üzerine birçok ayet bulunmaktadır. Bir ayet ile örnek vermek isterim:

Tevbe Suresi, 129. Ayet (Diyanet Meali):
“Buna rağmen yüz çevirirlerse de ki: ‘Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O’na güvenip dayanırım. O, büyük arşın sahibidir.’”

Teslimiyet kalbin yükünü alır.
Tevekkül ise o kalbe huzur verir.

İnsan kabullendiği ile özgürleşir, güvendiği ile güçlenir.

Her hâlimizin teslimiyet ve tevekkül ile hayır ve güzelliklere vesile olması temennisiyle, sevgiyle kalın.

 
Paylaş:
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yapın
isimli kullanıcıya yanıt veriyorsunuz.