Dertte Saklı İlahi Davet
Dert, sandığımız gibi yalnızca bir ağırlık değil çoğu zaman kalbin uyanışına vesile olan ince bir çağrıdır.
İnsan , kırıldığı yerden hakikate yaklaşır sustuğu yerde duymaya, acıdığı yerde anlamaya başlar.
“Rabbimin sana değer vermesi, verdiği sınavlardan ve musibetlerdendir.”
Tasavvuf ehli musibete yalnızca acı gözüyle bakmaz. Çünkü bilirler ki bazen Rahmân’ın en derin tebessümü, kulun kalbine dokunan bir imtihanın içinde saklıdır.
Kul rahatlık içindeyken çoğu zaman gaflete dalar; kalp dünya ile meşgul olur.
Fakat bir sıkıntı dokunduğunda insanın yüzü yere, kalbi semaya döner. İşte o an kul, Rabbine en yakın olduğu yerdedir.
Tasavvufta derler ki:
“Dert, Hak’tan gelen gizli bir davettir.”
Musibet bazen kalbi temizlemek içindir, bazen kibri kırmak için, bazen de kulun unuttuğu kapıyı tekrar çalmasını sağlamak için.
Çünkü Rabbimiz kulunu terk etmez sadece onu kendine daha yakın bir yere çağırır.
Nice insanlar vardır ki bir sıkıntıyla gözyaşı dökerken kalplerinin kapısı açılmıştır. Nice insanlar da vardır ki rahatlık içinde yaşarken kalplerinin yolunu kaybetmiştir.
Bu yüzden arifler der ki:
“Her geleni hoş karşıla; çünkü o, Hak’tan bir haberdir.”
Belki bugün yaşadığın zorluk bir ceza değil…
Belki de Rabb’inin sana “Ben buradayım, bana gel” diye gülümsemesidir.
Sabret…
Çünkü bazen rahmet, en çok acı gibi görünen kapılardan içeri girer.
“Belki kapı henüz açılmadı diye üzülüyorsun.
Ama belki de kapının anahtarı, senin atmayı ertelediğin o ilk adımdır.
Çünkü bazen hayatın açılmasını beklediğin yol, aslında sen yürümeye başladığında var olacaktır.
Hoşça kalın.
Adeta aşağıdaki beyitin tefsiri gibi olmuş;
"Derman arardım derdime derdim bana derman imiş,
Burhan sorardım aslıma aslım bana burhan imiş" (Niyazi Mısrî)
👏💐
Yunus Emre’nin çok güzel beyiti ile noktayı koymuşsunuz…
Kendi özünü tanıyan kişi, gerçeği bulur,
“Kendini bilen Rabbini bilir”
Saygılarımla…
Her imtihanın içinde gizli bir anlam olduğunu hatırlatan etkileyici bir yazı. Bu ışık ve hikmet için teşekkürler ✨